www.nart.com.tr (ana sayfa)   nart_bülten (ana sayfa)

SİGORTA ŞİRKETLERİNİN MALİ YAPILARI GÜÇLENDİRİLİYOR

Hazine Müsteşarlığı'nın sermaye yeterliliği ile ilgili yeni düzenlemeleri sonucunda bazı sigorta şirketlerinin ilave sermaye koymaları gerekecek. Mali yapısı güçlü ve zayıf şirketler de daha net ayırt edilecek....

Avrupa Birliği (AB) sürecinde son aylarda önemli gelişmeler yaşanan Türk sigorta sektöründe yeni bir dönemece giriliyor. Hazine Müsteşarlığı'nın sigorta sektöründeki şirketlerin "sermaye yeterliliği" ile ilgili düzenlemeleri yürürlüğe girerken, yeni Sigortacılık Kanunu'nun da yakında çıkması bekleniyor. AB'de, risk esasına dayalı sermaye sistemini (risk based capital) benimseyen ve 2008'de uygulamaya geçmesi beklenen "Solvency II" düzenlemelerinden de esinlenen Sermaye Yeterliliği Yönetmeliği sigorta şirketlerinde çıtayı da yükseltecek. Burada amaç şirketlerin üstlendikleri risklere uygun olarak sermaye koymalarının sağlanması ve mali yapılarının da güçlendirilmesi. Uzmanlara göre, sektörde güven sağlayacak olan bu uygulama, aynı zamanda daha düzgün çalışmayı da getirecek.

Sektör temsilcileri, yeni düzenlemelerin bazı sigorta şirketlerinde ilave sermaye koymasını gerektireceğini, böylece mali yapısı zayıf ve güçlü şirketlerin birbirinden daha net ayırt edileceğini, sigorta şirketlerinin gerekli önlemleri alarak, yükümlülüklerini karşılama yeterliliğinin de artacağına dikkat çekiyor.

Mart 2006'da yürürlüğe girdi

Mart 2006'da yürürlüğe giren sermaye yeterliliği ile ilgili yönetmelik, sigorta, reasürans ve bireysel emeklilik şirketlerini kapsıyor. Yönetmeliğin amacı, şirketlerin faaliyet alanlarına göre, ihtiyaç duyacakları özsermayenin ayrı ayrı belirlenmesi ve sonunda toplam bir özsermaye ihtiyacına ulaşılması. Şirketlerin bu şekilde belirlenen özsermayeleri ile mevcut özsermayeleri karşılaştırılacak ve eksik varsa tamamlanacak. Burada amaç şirketlerin üstlendikleri risklere uygun olarak sermaye koymalarının sağlanması ve mali yapılarının da güçlendirilmesi. 2008 yılına kadar şirketlere geçiş süreci de veriliyor.

Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre özsermaye ihtiyacının belirlenmesinde de iki temel yöntem söz konusu. Birinci yöntemde, eskiden beri yürürlükte olan "yükümlülük karşılama yeterliliği" (solvency margin) hesaplanıyor.

Altı tane risk dikkate alınıyor.

Yönetmelikle getirilen asıl yenilik ikinci yönteme göre yapılan hesaplama. Burada da "aktif riski", "reasürans riski", "aşırı prim artışı riski", "muallak hasar karşılık riski", "yazım riski", "faiz ve kur riski" başlıkları altında hesap kalemleri belirleniyor ve her biri için verilmiş bulunan risk ağırlıkları ile bu hesap tutarları çarpılıyor. Bunların toplamı ise gerekli özsermayeyi veriyor. Yeni düzenlemeler, AB'de halen çalışmaları devam eden geniş bir proje olan "Solvency II" ile paralellik taşıyor. Ancak, Solvency II, sermaye yeterliliğini içermekle birlikte daha kapsamlı. Sigortacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri, Solvency II ile risk esaslı sermaye yöntemi de zaten tartışmaya açıldığını belirterek, "Türkiye, düzenlemesini yapırak bir anlamda bu çalışmalar paralelinde hareket etmiştir" diyor.

Yeni yönetmelik konusunda sektör temsilcileri de olumlu düşüncelere sahip. Sermaye yeterlliği yönetmeliğinin risk bazlı sermaye uygulaması ile birçok AB ülkesindeki uygulamaların önünde bir mevzuat olduğunu vurgulayan Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Genel Sekreteri Erhan Tunçay, "Bu açıdan önemli bir gelişme olarak görüyoruz. Bu uygulamalar sonucu ilave sermaye koyması gereken şirketler, ilerisi için pazar payı ve sigortacılığın gereklerini sürdürebilme konusunda karar verecekler" dedi.

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su'ya göre, yeni düzenlemeler sigorta sektörüne güveni de artıracak. Yetersiz mali yapıya sahip şirketlerin sektörde yer almasının sonuçta tüm yapıyı da zedelediğini belirten Su, "Bu şirketlerin başına bir şey geldiğinde tüm sigorta sektörüne olan güvende bir sarsılma söz konusu oluyor. Mali yeterliliğinin daha geçerli kıstaslarla ölçülmesi sektör açısından da yararlı" diye konuştu.

Hazine'nin getirdiği AB normlarının sigorta sektörünün düzgün çalışmasını sağlayacağını belirten Axa Oyak CEO'su Cemal Ererdi, "Bir yıl yaşayıp şirketlerin yükümlülükleri ne kadar karşılayabildiklerini ya da Hazine'nin karşılamayanlara ne gibi yaptırımlar uygulayacağına bakılması gerekli. Bu alanda inşallah ciddi takip olur" dedi.

15 şirket mali açıdan yetersiz

Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdür Vekili Dr.Ahmet Genç'in hazırladığı,"Sigorta Şirketlerinin Mali Analizi, Erken Uyarı Sistemi ve Derecelendirme (Rating)" isimli çalışmada sigorta şirketleri için erken uyarı modeli geliştirilirken, Türkiye'de sigorta şirketlerinin sermaye yeterliliği ile mali yeterliliği de test edilmiş. Test sonuçlarına göre, 2004 yılı sonu itibari ile 46 adet sigorta şirketinden sermayesi yetersiz şirket sayısı 8, mali yetersiz şirket sayısı ise 15 olarak bulunmuş. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri yayınları arasında çıkan kitapta ayrıca yapılan analiz sonuçlarının derecelere dönüştürülmesi halinde en düşük rating olarak belirlenen "D" ratingine sahip şirket sayısının 8, en yüksek rating olan "A" ratingine sahip şirket sayısının ise 9 olduğu saptanmış.

Sigorta şirketleri konsolide bilançosu*(bin YTL)
 

Toplam aktif 14,361,223
Cari varlık 10,871,027
Cari olmayan varlık 3,490,195
Kısa vadeli yükümlülük 6,626,030
Uzun vadeli yükümlülük 2,887,716
Özsermaye 4,847,476
Toplam prim üretimi 7,810,149
Hayat dışı prim üretimi 6,569,613
Hayat prim üretimi 1,249,535


31.12.2005
Kaynak: TSRŞB

Kaynak : Referans (Finansal Forum)

 

 Kapat